Dinî-Tasavvufi Halk Edebiyatı
12. – 19. yüzyıl
Tasavvuf düşüncesini halkın anlayacağı yalın bir Türkçeyle, çoğunlukla hece ölçüsüyle dile getiren tekke ve dergâh şiiri.
Ahmet Yesevî’nin “hikmet”leriyle Orta Asya’da filizlenen bu gelenek, Anadolu’da Yunus Emre ile doruğuna ulaştı. Tekkelerde okunan ilahiler, nefesler ve nutuklar hem dinî bir eğitim aracı hem de halk şiirinin en içten örnekleri oldu.
Alevî-Bektaşî çevrelerde gelişen nefes geleneği Pir Sultan Abdal gibi şairlerle toplumsal bir başkaldırı sesine de dönüştü.
Özellikleri
- Hece ölçüsü ağırlıklı, yer yer aruz
- İlahi, nefes, nutuk, devriye, şathiye gibi türler
- Yalın, halkın konuştuğu Türkçe
- İlahî aşk, vahdet-i vücut, ölüm ve fânîlik temaları