Kurmaca bir metinde olayları okura aktaran ses. Yazarla aynı kişi değildir.
Bakış açısı
Anlatıcının olaylara hangi konumdan baktığı. Kahraman anlatıcı (birinci kişi), gözlemci anlatıcı ve hâkim (her şeyi bilen) anlatıcı en yaygın türleridir.
Bilinç akışı
Karakterin zihninden geçen düşünce, duygu ve çağrışımların düzenlenmeden, akış hâlinde aktarıldığı anlatım tekniği. Örnek: Virginia Woolf, “Mrs Dalloway”
İç monolog
Karakterin kendi kendine konuşmasının, düşüncelerinin doğrudan okura aktarılması. Örnek: Oğuz Atay, “Tutunamayanlar”
Olay örgüsü
Bir anlatıdaki olayların neden-sonuç ilişkisi içinde birbirine bağlanma düzeni.
Serim
Olay hikâyesinde kişilerin, zamanın ve mekânın tanıtıldığı giriş bölümü.
Düğüm
Olayların geliştiği, merakın en üst noktaya çıktığı gelişme bölümü.
Çözüm
Olayların sonuca bağlandığı son bölüm.
Olay hikâyesi (Maupassant tarzı)
Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşan, merak unsurunun öne çıktığı hikâye tarzı. Örnek: Ömer Seyfettin, “Kaşağı”
Durum hikâyesi (Çehov tarzı)
Belirli bir olaydan çok bir anı, bir duygu ya da gündelik bir durumu anlatan, kesin bir sonu olmayan hikâye tarzı. Örnek: Sait Faik Abasıyanık, “Semaver”
Çerçeve anlatı
Bir anlatının içinde başka bir anlatının yer aldığı yapı. Genellikle bir defter, mektup ya da anı aracılığıyla kurulur. Örnek: Sabahattin Ali, “Kürk Mantolu Madonna”
Üstkurmaca (Metafiction)
Kurmaca bir metnin kendi kurmaca olduğunu okura hissettirdiği, yazma sürecini konu edindiği anlatım biçimi. Örnek: Oğuz Atay, “Tutunamayanlar”
Metinlerarasılık
Bir metnin başka metinlere gönderme yapması, onları alıntılaması ya da dönüştürmesi.
Parodi
Bir eserin ya da üslubun, onunla alay edecek biçimde taklit edilmesi. Örnek: Cervantes, “Don Kişot” (şövalye romanlarının parodisi)
Pastiş
Başka eserlerin üslup ve öğelerinin, alay amacı taşımadan bir araya getirilerek yeni bir metin oluşturulması.
İroni
Söylenen ile kastedilen arasındaki karşıtlığa dayanan ince alay. Örnek: Orhan Veli, “Kitâbe-i Seng-i Mezar”
Alegori
Soyut kavramların somut kişi, varlık ya da olaylarla simgesel olarak anlatılması. Örnek: George Orwell, “Hayvan Çiftliği”; Şeyh Gâlib, “Hüsn ü Aşk”
Sembol (Simge)
Bir kavramı ya da düşünceyi temsil eden somut imge.
İmge
Duyulara seslenen, zihinde bir görüntü uyandıran şiirsel anlatım. Modern şiirin temel yapı taşıdır.
Motif
Bir eserde ya da bir gelenekte tekrar tekrar karşımıza çıkan unsur. Örnek: Divan şiirinde gül ve bülbül
Tema
Bir eserin işlediği temel düşünce ya da duygu. Örnek: Zaman, yalnızlık, aşk
Üslup (Biçem)
Bir yazarın dili kullanma biçimine özgü kişisel tarz.
Dize (Mısra)
Şiirin her bir satırı.
Beyit
Anlamca bütünlük taşıyan iki dizelik nazım birimi.
Dörtlük
Dört dizeden oluşan nazım birimi; halk şiirinin temel birimidir.
Matla
Gazel ve kasidenin ilk beyti. İki dizesi de uyaklıdır.
Makta
Gazel ve kasidenin son beyti; şairin mahlası genellikle bu beyitte geçer.
Mahlas
Divan ve halk şairlerinin şiirlerinde kullandıkları takma ad. Örnek: Fuzûlî, Bâkî, Karacaoğlan
Nakarat
Şiirin bent ya da dörtlük sonlarında tekrarlanan dize ya da dizeler. Örnek: “Gidelim serv-i revânım yürü Sa’d-âbâd’a” (Nedîm)
Mazmun
Divan şiirinde kalıplaşmış, ortak anlamı olan imge ve benzetmeler. Örnek: Servi (sevgilinin boyu), mum (âşık), gül (sevgili)