Yazarlar ve şairler

  • Yunus Emre (y. 1240 – 1320): Anadolu Türkçesini şiir dili hâline getiren, insan sevgisini tasavvufun merkezine koyan büyük mutasavvıf şair.
  • Pir Sultan Abdal (16. yüzyıl): Alevî-Bektaşî nefes geleneğinin en güçlü sesi; aşkı, inancı ve başkaldırıyı aynı dizede buluşturan halk şairi.
  • Karacaoğlan (17. yüzyıl): Âşık edebiyatının en lirik şairi; sevgiliyi, yaylayı, gurbeti ve ayrılığı sazının teline dökmüş Türkmen ozanı.
  • Fuzûlî (y. 1480 – 1556): Aşkı ve aşkın acısını divan şiirinin en derin sesiyle söyleyen; Türkçe, Arapça ve Farsça divan sahibi büyük şair.
  • Bâkî (1526 – 1600): “Sultânü’ş-şuarâ” (şairlerin sultanı) unvanıyla anılan; Kanuni çağının ihtişamını şiire taşıyan divan şairi.
  • Nedîm (y. 1681 – 1730): Lâle Devri İstanbul’unun neşesini, eğlencesini ve gündelik hayatını şiire taşıyan; “şarkı” türünün en büyük ustası.
  • Şeyh Gâlib (1757 – 1799): Divan edebiyatının son büyük şairi; “Hüsn ü Aşk” mesnevisiyle ince hayal dünyasının doruğuna ulaşan Mevlevî şeyhi.
  • Namık Kemal (1840 – 1888): “Vatan şairi”; vatan ve hürriyet kavramlarını Türk edebiyatına ve toplumuna mal eden Tanzimat aydını.
  • Recaizade Mahmut Ekrem (1847 – 1914): Tanzimat’ın ikinci kuşağının öncüsü; “Araba Sevdası” ile ilk realist romanımızı yazan, Servet-i Fünûn’un hamisi.
  • Tevfik Fikret (1867 – 1915): Servet-i Fünûn şiirinin lideri; aruzu konuşma ritmine yaklaştıran, istibdada karşı sesini yükselten şair ve eğitimci.
  • Halit Ziya Uşaklıgil (1866 – 1945): Batılı anlamda ilk olgun Türk romanlarının yazarı; “Mai ve Siyah” ve “Aşk-ı Memnu” ile romanımızı teknik olgunluğa ulaştıran usta.
  • Ahmet Haşim (1884 – 1933): Türk şiirinde sembolizmin en güçlü temsilcisi; akşamı, gölü ve rüyayı musiki gibi şiire dönüştüren şair.
  • Mehmet Âkif Ersoy (1873 – 1936): İstiklâl Marşı’nın şairi; aruzu konuşma diline en çok yaklaştıran, manzum hikâyeleriyle toplumun fotoğrafını çeken şair.
  • Ömer Seyfettin (1884 – 1920): Millî Edebiyat’ın öncüsü; “Yeni Lisan” makalesiyle sade Türkçenin bayrağını açan, olay hikâyesinin usta kalemi.
  • Yahya Kemal Beyatlı (1884 – 1958): Eski şiirin ahengini yeni bir Türkçeyle buluşturan; İstanbul’u, tarihi ve ölümü kusursuz bir musikiyle söyleyen şair.
  • Halide Edib Adıvar (1884 – 1964): Millî Mücadele’nin hem cephedeki hem kalemdeki tanığı; güçlü kadın kahramanlar yaratan romancı.
  • Reşat Nuri Güntekin (1889 – 1956): “Çalıkuşu”nun yazarı; Anadolu’yu, taşrayı ve değişen aile yapısını yalın ve sıcak bir dille anlatan romancı.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar (1901 – 1962): Zaman, bellek ve medeniyet değişimini şiir, roman ve denemelerinde işleyen; modern Türk edebiyatının en özgün seslerinden.
  • Nazım Hikmet Ran (1902 – 1963): Türk şiirini serbest nazımla yeniden kuran; dünyada en çok çevrilen Türk şairlerinden biri.
  • Sabahattin Ali (1907 – 1948): “Kürk Mantolu Madonna”nın yazarı; taşrayı, yalnızlığı ve aşkı eşsiz bir içtenlikle anlatan romancı ve öykücü.
  • Sait Faik Abasıyanık (1906 – 1954): Türk öykücülüğünün kurucusu sayılan; balıkçıları, adaları ve sıradan insanı derin bir sevgiyle anlatan yazar.
  • Necip Fazıl Kısakürek (1904 – 1983): “Kaldırımlar” şairi; ölüm, korku, yalnızlık ve metafizik kaygıyı güçlü bir ahenkle işleyen şair ve oyun yazarı.
  • Cahit Sıtkı Tarancı (1910 – 1956): “Otuz Beş Yaş”ın şairi; ölüm korkusunu, yaşama sevincini ve hayatın geçiciliğini kusursuz bir ahenkle söyleyen şair.
  • Orhan Veli Kanık (1914 – 1950): Garip akımının kurucusu; şiiri ölçüden, uyaktan ve süsten kurtarıp sokağa, sıradan insana taşıyan şair.
  • Yusuf Atılgan (1921 – 1989): İki romanla Türk edebiyatının yönünü değiştiren; “Aylak Adam” ve “Anayurt Oteli”nin sessiz ustası.
  • Yaşar Kemal (1923 – 2015): “İnce Memed”in yazarı; Çukurova’yı, Torosları ve Anadolu efsanelerini destansı bir dille dünyaya taşıyan romancı.
  • Oğuz Atay (1934 – 1977): “Tutunamayanlar” ile Türk romanını kökten değiştiren; ironiyi, oyunu ve iç sesi romanın merkezine yerleştiren yazar.
  • Attilâ İlhan (1925 – 2005): “Ben Sana Mecburum”un şairi; aşkı, şehri ve tarihi sinematografik bir dille buluşturan şair, romancı ve düşünür.
  • Cemal Süreya (1931 – 1990): İkinci Yeni’nin en sevilen sesi; aşkı ve kadını şaşırtıcı imgeler ve zekâ dolu bir dille söyleyen şair.
  • Tomris Uyar (1941 – 2003): Türk öyküsünün en usta kalemlerinden; dili, biçimi ve kadın bakışını yeniden kuran öykücü ve çevirmen.
  • Orhan Pamuk (1952 –): Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ilk Türk yazar; İstanbul’u, hüznü ve Doğu–Batı karşılaşmasını romanlarının merkezine koyan romancı.
  • Dante Alighieri (1265 – 1321): “İlahi Komedya”nın şairi; İtalyancanın edebî dil olmasını sağlayan, ortaçağ ile Rönesans arasındaki köprü.
  • William Shakespeare (1564 – 1616): İngiliz dilinin en büyük yazarı kabul edilen; trajedileri, komedileri ve soneleriyle insan doğasının bütün hâllerini sahneye taşıyan oyun yazarı.
  • Miguel de Cervantes (1547 – 1616): “Don Kişot”un yazarı; ilk modern romanı yazdığı kabul edilen İspanyol edebiyatının en büyük ismi.
  • Johann Wolfgang von Goethe (1749 – 1832): Alman edebiyatının doruk ismi; “Faust” ve “Genç Werther’in Acıları” ile Avrupa’nın ruhunu şekillendiren şair ve düşünür.
  • Victor Hugo (1802 – 1885): Fransız romantizminin lideri; “Sefiller” ve “Notre-Dame’ın Kamburu” ile yoksulların ve dışlananların sesi olan yazar.
  • Fyodor Dostoyevski (1821 – 1881): İnsan ruhunun karanlık dehlizlerini inanç, suç, özgürlük ve vicdan üzerinden araştıran büyük Rus romancısı.
  • Lev Tolstoy (1828 – 1910): “Savaş ve Barış” ile “Anna Karenina”nın yazarı; romanın gerçekçilik ve ahlaki derinlik bakımından doruk noktası.
  • Franz Kafka (1883 – 1924): Modern insanın yabancılaşmasını ve bürokrasinin kâbusunu anlatan; adı bir sıfata (“kafkaesk”) dönüşen yazar.
  • Virginia Woolf (1882 – 1941): Bilinç akışı tekniğinin ustası, modernist romanın öncüsü ve kadın yazarların özgürlüğünün savunucusu.
  • Stefan Zweig (1881 – 1942): Novellalarındaki psikolojik derinlik ve biyografileriyle tanınan; Avrupa’nın yitip giden dünyasının tanığı.
  • George Orwell (1903 – 1950): “1984” ve “Hayvan Çiftliği” ile totaliterliğin ve propagandanın en keskin eleştirmeni.
  • Antoine de Saint-Exupéry (1900 – 1944): “Küçük Prens”in yazarı; pilotluğu ve yazarlığı aynı yüreklilikle sürdüren, gökyüzünün şairi.
  • Albert Camus (1913 – 1960): “Absürt” düşüncesinin yazarı; “Yabancı” ve “Veba” ile insanın anlamsızlık karşısındaki başkaldırısını anlatan Nobel ödüllü düşünür.
  • Jorge Luis Borges (1899 – 1986): Labirentlerin, aynaların ve sonsuz kütüphanelerin yazarı; kısa öyküleriyle 20. yüzyıl edebiyatını dönüştüren usta.
  • Gabriel García Márquez (1927 – 2014): Büyülü gerçekçiliğin simgesi; “Yüzyıllık Yalnızlık” ile Latin Amerika’yı dünya edebiyatının merkezine taşıyan Nobel ödüllü yazar.
  • Şinasi (1826 – 1871): Türk edebiyatında Batılılaşmanın öncüsü; ilk özel Türk gazetesini ve ilk yerli tiyatro eserini yazan Tanzimat aydını.
  • Ziya Paşa (1829 – 1880): Terkib-i Bent’in şairi; eski ile yeni arasında gidip gelen fikirleri ve özlü beyitleriyle Tanzimat’ın en çok alıntılanan kalemlerinden.
  • Ahmet Mithat Efendi (1844 – 1912): “Hâce-i Evvel” (ilk öğretmen); yüzlerce eseriyle halka okuma alışkanlığı kazandıran, Türk romanının en verimli yazarı.
  • Abdülhak Hâmit Tarhan (1852 – 1937): “Şâir-i Âzam” (büyük şair); “Makber” ile Türk şiirine bireysel acıyı ve ölümü yepyeni bir sesle getiren Tanzimat şairi.
  • Refik Halit Karay (1888 – 1965): “Memleket Hikâyeleri”nin yazarı; Anadolu’yu İstanbul’dan bakan bir gözle değil, yaşayarak anlatan usta öykücü ve mizahçı.
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889 – 1974): “Kiralık Konak” ve “Yaban”ın yazarı; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin toplumsal sarsıntılarını romanlarında belgeleyen yazar.
  • Peyami Safa (1899 – 1961): Psikolojik romanın Türk edebiyatındaki öncüsü; “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” ve “Fatih-Harbiye” ile Doğu–Batı ikilemini ruh çözümlemesiyle anlatan yazar.
  • Kemal Tahir (1910 – 1973): “Devlet Ana”nın yazarı; Osmanlı ve Türk toplum yapısını romanlarında yeniden yorumlayan, köy ve cezaevi gerçekliğinin anlatıcısı.
  • Orhan Kemal (1914 – 1970): Çukurova’nın işçilerini, ırgatlarını ve kent yoksullarını sıcak bir insan sevgisiyle anlatan toplumcu gerçekçi romancı.
  • Aziz Nesin (1915 – 1995): Türk mizahının en büyük ismi; bürokrasiyi, yozlaşmayı ve toplumsal çarpıklıkları güldürerek düşündüren öykü, roman ve oyun yazarı.
  • Oktay Rifat (1914 – 1988): Garip’in üç kurucusundan biri; sonradan “Perçemli Sokak” ile İkinci Yeni’nin imgeci şiirine kapı aralayan şair.
  • Melih Cevdet Anday (1915 – 2002): Garip’in kurucularından; sonraki dönemde şiiri felsefi ve mitolojik bir derinliğe taşıyan şair ve denemeci.
  • Ahmet Muhip Dıranas (1909 – 1980): “Fahriye Abla”nın şairi; az ama kusursuz yazdığı şiirleriyle saf şiir çizgisinin en ince işçilerinden.
  • Behçet Necatigil (1916 – 1979): Evlerin, mahallelerin ve küçük insanın şairi; kendine özgü yoğun diliyle Türk şiirinde ayrı bir yer tutan öğretmen-şair.
  • İlhan Berk (1918 – 2008): Türk şiirinin en üretken ve en deneysel şairlerinden; İkinci Yeni’nin imge ustası.
  • Turgut Uyar (1927 – 1985): “Göğe Bakma Durağı”nın şairi; İkinci Yeni’nin kentli yalnızlığı ve aşkı en derin söyleyen sesi.
  • Edip Cansever (1928 – 1986): İkinci Yeni’nin önde gelen şairi; Kapalıçarşı’da antikacılık yaparken insanın varoluş sıkıntısını dramatik şiirlere dönüştüren şair.
  • Ece Ayhan (1931 – 2002): İkinci Yeni’nin en kapalı ve en sıra dışı şairi; resmî tarihin dışında kalanları, “tarihin kara kutusunu” şiirine taşıyan ses.
  • Sezai Karakoç (1933 – 2021): “Monna Rosa”nın şairi; İkinci Yeni’nin imge dünyasını İslam medeniyeti düşüncesiyle buluşturan şair ve düşünür.
  • Leyla Erbil (1931 – 2013): “Tuhaf Bir Kadın”ın yazarı; dili, noktalamayı ve anlatıyı yeniden kuran, Türk edebiyatının en cesur deneycilerinden.
  • Adalet Ağaoğlu (1929 – 2020): “Ölmeye Yatmak”ın yazarı; Cumhuriyet aydınının iç hesaplaşmasını modernist tekniklerle anlatan romancı ve oyun yazarı.
  • Bilge Karasu (1930 – 1995): “Gece”nin yazarı; dili bir kuyumcu titizliğiyle işleyen, Türk edebiyatının en özgün düşünür-yazarlarından.
  • Sevgi Soysal (1936 – 1976): “Tante Rosa” ve “Yürümek”in yazarı; kadının toplumdaki yerini ironik ve cesur bir dille sorgulayan romancı.
  • Homeros (MÖ 8. yüzyıl): “İlyada” ve “Odysseia”nın şairi; Batı edebiyatının başlangıcı sayılan destanların efsanevi anlatıcısı.
  • Aleksandr Puşkin (1799 – 1837): Modern Rus edebiyatının kurucusu; “Yevgeni Onegin” ile Rus romanının yolunu açan şair.
  • Nikolay Gogol (1809 – 1852): “Palto” ve “Ölü Canlar”ın yazarı; küçük memurun trajikomik dünyasıyla Rus gerçekçiliğinin kapısını açan usta.
  • İvan Turgenyev (1818 – 1883): “Babalar ve Oğullar”ın yazarı; kuşaklar arası çatışmayı ve “nihilist” tipini edebiyata kazandıran Rus romancı.
  • Anton Çehov (1860 – 1904): Modern öykünün ve modern tiyatronun kurucularından; “durum hikâyesi”ni dünya edebiyatına armağan eden doktor-yazar.
  • Honoré de Balzac (1799 – 1850): “İnsanlık Komedyası”nın yazarı; Fransız toplumunu yüzlerce karakterle bir bütün hâlinde anlatan realizmin babası.
  • Gustave Flaubert (1821 – 1880): “Madame Bovary”nin yazarı; “doğru kelime”nin peşindeki titizliğiyle modern romanın üslup ustası.
  • Charles Baudelaire (1821 – 1867): “Kötülük Çiçekleri”nin şairi; modern şiirin ve sembolizmin öncüsü, büyük kentin ilk şairi.
  • Jane Austen (1775 – 1817): “Gurur ve Önyargı”nın yazarı; evlilik, sınıf ve para üzerine ironik romanlarıyla İngiliz romanının en sevilen kalemlerinden.
  • Charlotte Brontë (1816 – 1855): “Jane Eyre”in yazarı; bağımsız ve tutkulu bir kadın kahramanı ilk kez birinci ağızdan anlatan romancı.
  • Emily Brontë (1818 – 1848): “Uğultulu Tepeler”in yazarı; tek romanıyla edebiyat tarihinin en karanlık ve en tutkulu aşk hikâyesini yazan şair.
  • Charles Dickens (1812 – 1870): “Oliver Twist” ve “İki Şehrin Hikâyesi”nin yazarı; Viktorya dönemi Londrası’nın yoksullarını unutulmaz karakterlerle anlatan romancı.
  • Edgar Allan Poe (1809 – 1849): “Kuzgun”un şairi; korku öyküsünün ve polisiye türünün kurucusu.
  • Herman Melville (1819 – 1891): “Moby Dick”in yazarı; balina avcılığını insanın evrenle hesaplaşmasına dönüştüren romancı.
  • James Joyce (1882 – 1941): “Ulysses”in yazarı; tek bir günü bir destana dönüştürerek romanın sınırlarını yeniden çizen modernist.
  • Marcel Proust (1871 – 1922): “Kayıp Zamanın İzinde”nin yazarı; belleği ve zamanı romanın asıl kahramanı yapan yazar.
  • Thomas Mann (1875 – 1955): “Büyülü Dağ”ın yazarı; Avrupa burjuvazisinin çöküşünü ve sanatçının yalnızlığını anlatan Nobel ödüllü romancı.
  • Hermann Hesse (1877 – 1962): “Siddhartha” ve “Bozkırkurdu”nun yazarı; bireyin kendini bulma yolculuğunu anlatan, kuşaklar boyu okunan Nobel ödüllü yazar.
  • Rainer Maria Rilke (1875 – 1926): “Genç Bir Şaire Mektuplar”ın yazarı; Almanca şiirin en büyük modern sesi.
  • Ernest Hemingway (1899 – 1961): “Yaşlı Adam ve Deniz”in yazarı; yalın cümleleri ve “buzdağı” kuramıyla modern düzyazıyı değiştiren Nobel ödüllü yazar.
  • William Faulkner (1897 – 1962): “Ses ve Öfke”nin yazarı; Amerikan Güneyi’nin çöküşünü bilinç akışı ve parçalı zamanla anlatan Nobel ödüllü romancı.
  • John Steinbeck (1902 – 1968): “Fareler ve İnsanlar” ve “Gazap Üzümleri”nin yazarı; Büyük Buhran’ın göçmen işçilerini anlatan Nobel ödüllü romancı.
  • Federico García Lorca (1898 – 1936): “Kanlı Düğün”ün yazarı; Endülüs halk şiirini modern bir dille buluşturan şair ve oyun yazarı.
  • Pablo Neruda (1904 – 1973): “Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı”nın şairi; aşkı ve Latin Amerika’nın tarihini aynı coşkuyla söyleyen Nobel ödüllü şair.
  • Jean-Paul Sartre (1905 – 1980): “Bulantı”nın yazarı; varoluşçuluğun en önemli düşünürü ve Nobel’i reddeden yazar.
  • Italo Calvino (1923 – 1985): “Görünmez Kentler”in yazarı; masal, oyun ve matematiği bir araya getiren İtalyan edebiyatının büyülü kalemi.
  • Milan Kundera (1929 – 2023): “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nin yazarı; aşkı, siyaseti ve felsefeyi aynı romanda buluşturan yazar.
  • José Saramago (1922 – 2010): “Körlük”ün yazarı; uzun cümleleri ve alegorik kurgularıyla insanlık durumunu sorgulayan Nobel ödüllü romancı.
  • Sylvia Plath (1932 – 1963): “Sırça Fanus”un yazarı; acıyı ve kimlik arayışını çarpıcı bir açıklıkla dile getiren itirafçı şiirin güçlü sesi.