Bırak, Yapma

Mehmet Emin Yurdakul

BIRAK, YAPMA

— Ne olacak şu dövdüğün ucu sivri demirden?
— Bundan hançer yapacağım...
— Bırak, yapma onu sen!
Elvermez mi akreplerin, zakkumların zehiri?
Elvermez mi kaplanların, sırtlanların dişleri?
Elvermez mi ellerdeki bunca kanlı aletler
Ki her biri cana kıyar, yara açar, kan döker.

Bak, şu ıssız, viran kalan örümcekli ocağa;
Bak, şu boynu bükük duran benzi soluk çocuğa;
Bak, şu taze, öksürüklü, zavallı, dul geline;
Bak, şu zincir altlarında inleyerek ölene;
Bak, şu yaşlı kadıncığa!... Bunlar her gün ah ile:
«Lânet! Lanet!...» demedeler, onu yapan bir ele!...

O şeyler ki insanlığa ziyandır;
Sen onlardan ellerini sakındır.
Sen her vakit iyileri sev, acı;
Kötülere olma sakın, yardımcı!...

Elindeki o demirden orak yap;
Şunlardan da: Sapan, keser, nacak yap;
Kazma, kürek, her şey... dövsün çekicin;
Yalnız bunu, yalnız bunu dövmesin!...

Kaynak: Vikikaynak · Telif süresi dolmuş eser