Hikâye-i Kesikbaş

Süleyman Çelebi

Başlayalım söze Bismillah ile
Dürişelim Dünü Gün Allah ile

Bir hikâyet dilime geldi ani
İdiserem Hak kılar ise yani

Hak bari kıla dilime söyleyem
Mustafa mucizatın şerh eyleyem

Oturdu Mustafa dört yariyle
Otuz üç bin sahabe cümle bile

Bakarlardı Rasulün ay yüzüne
Kulak urmuşlardı şeker sözüne

Gördüler kim bir adem kesik başı
Girdi içeru döker gözü yaşı

Aksakallı sanasın nurdur akar
Nure batar kim ki yüzüne bakar

Ne ayağı var idi hem ne eli
Bir kesik baştır heman söyler dili

Gövdesi yok bir acaib baş durur
Şehid olmuş gözleri hem yaş durur

Yüzünü vurdu yere kıldı zari
Zar zar ağlatır peygamberi

Ali durup anda destur diledi
Ol başı götürmeye kasteyledi

Tuttu Ali başı kaldıramadı
Miskal-ü zerre yerden ayıramadı

Gayretinden Alinin ussu gider
Ol baş ider ya Rasül Ali nider

Ali gibi bir dahi olur ise
Cümlesi dava ile gelir ise

Kimse herkes beni kaldırmaya
Zerre kadar yerimden ayırmaya

Durişurdum düni gün Allah ile
Allah adı hemen dahi benim ile

Elli bir kez dahi varmışem hacca
Çok tımar eylemişem yalın aca

Gah yürürdüm yeryüzünde at ile
Gah çıkardım göğe mucizat ile

Gah girerdim ademi suretime
Gah varırdım melekler katına

İsmi azam düasın bilir idim>
İsa ile ben namaz kılar idim

Kal'a-i zerrin idi şehrim benim
Şeyh Abdullah idi adım benim

Bir hub oğlum bir hatunum var idi
İkisi de benim ile yar idi

Oğlum ile gövdemi bir dev yedi
Ya Rasulallah medet eyle dedi

Avretimi aldı gitti kuyuya
Kaygu komaz gözlerimi uyuya

Dadımı ger alıvermezsen benim
Kıyametde davacınem ben senin

Bu sözü işitdi çün Ali duru
Zülfikar bağladı geldi ileru

Der Rasul'e destur virgil varayım
Zülfikar ile devi öldüreyim

Ya ben ölem ya devin başın kesem
Yer dibinde görürsem anı basam

Ben erenler mahfilinde durmişem
Eyriku erlik davasını kılmışem

Rasul ider Ya Ali varma ana
Olmasun kim bir ziyan gele sana

Ali ider çare yok variserem
Başıma yazılanı görserem

Dev elinden alayım ol avreti
Almaz isem kani İslam gayeti

Aliyi gönderdiler ol menzile
Otuz bin sahabe cümle bile

Bindi Düldüle takındı zülfikâr
Hem Hasan ile Hüseyin eyledi zar

Gitdi Ali dahi kesik baş ile
Döndü ashaplar kamu göz yaş ile

Şol Ali sürer idi Düldül atı
Ol kesik baş gider Düldülden katı

Dağ ve taş demez yuvarlanur geçer
Sanasın kim kanadı vardır uçar

Ok atımı Aliden önce gider
Yedi mushafı Kur'anı ezber ider

Kanda kim Ali namaz kılar idi
Ol kesik baş göz ile kılar idi

Ali öper kesik başın yüzün
Mendil ile hem siler yüzün gözün

Yedi gün dün demeyup sürdüler
Akıbet bir mürğ-i zara geldiler

Vardı ol yaride bir derin kuyu
Çıkar ol kuyudan cehennem suyu

Ol baş ider Ya Ali dev kuyusu
Bu kuyudur kal'asının kapısı

Alttaki mevlid bahrisinin hikayesi için Hikâye-i Kesikbaş vikipedi maddesine bakınız

Kaynak: Vikikaynak · Telif süresi dolmuş eser